Neresinden başlamak lazım ? Neresinden hatırlamak ? Yada unuttugumuz neresi var ? Belkide hayatta ki en korkusuz sevinçlerimiz di onlar belki de tereddütsüzce gülüşlerimiz... Her taraftan tutacak bir şeyler var her tarafta bulacak bir çok hatıra.. Hepimizin en içten en samimi gülüşlerimizin olduğu zamanlar. Masumluğun en güzel zamanları ve hayatın dağdagasından uzak bir yaşam. Herşeyden öte çirkin vasıfları henüz tanımamış olmakmıydı bizi böyle mutlu eden ? Sahi neydi bir günü bir yıl gibi yaşamamızın sebebi ? Belki de içimizde ki masumluktan zaman bize yetişemiyor olabilirmiydi ? Saflığın duruluğun bir armağanımıydı bize bunlar? Kim bilir belki de dünyada ki tek kirliliği çamurdan tozdan bilmemizdi. !
Dünya`nın içinde ki türlü türlü kirlilikleri nerden bilebilirdik ki oysa sadece üstümüz başımız kirleniyordu bizim. Dikenli tellerin arasından geçerken üstümüz başımız yırtılıyordu. Ayakkabımız eskirdi, pantalonumuzun dizleri eskirdi, ya düşerdik dirseklerimiz avuçlarımız yara olurdu yada su birikintisine attığımız taş birimizin başına gelirdi. Ne olursa olsun çocuktuk MUTLUYDUK biz hayatı en saflıgı ve durulugu ile yaşıyorduk. Bir güne bir dünya sığdırıyorduk bitmiyordu gülüşlerimiz .....